Günümüzde iş ve özel hayatındaki sorunlarla baş eden, gerçekten mutlu olan kaç insan var? Sorunlarımızı çözemediğimizde uzman yardımı şart peki ama kime? Psikoterapi mi ilaç mı? Hangi durumlarda başvurulmalı?

Sağlık Bakanlığı’nın, geçtiğimiz yıl “psikolog ve psikolojik danışmanların işyerlerini kapatma yönünde aldığı karar çok tartışıldı. Bakanlığın yayımladığı genelgeye göre psikologlar psikiyatristlerle, onların muayenelerinde çalışmak zorunda.

Psikologlar çözüm için meslek yasalarının çıkmasını beklerken, kendisine yaşam koçu, medyum, astrolog diyenler ‘psikoterapi yapmayı’ sürdürüyor. Peki psikoterapi nedir? Ne işe yarar? Kimler psikoterapi almalı? Hangi durumlarda başvurulmalı? İyileştirir mi?

– Psikoterapi Nedir?

Psikoterapi sözcüğü Eski Yunanca’dan geliyor. Ruh, can, nefes anlamında ‘psyche’ sözcüğü ile iyileştirme, tedavi anlamlarına gelen therapia sözcüğünün birleşiminden oluşuyor. Psikoterapi, terapist ve hasta arasındaki ilişkiyi temel alan, konuşma üzerinden giden bir iyileştirme yöntemi. Çeşitli psikolojik rahatsızlıklar ve duygusal zorlukları tedavi etmek için kullanılır. Esas amacı rahatsızlık veren belirtileri kontrol etmek veya ortadan kaldırmak olan psikoterapide, hastanın daha işlevsel olması amaçlanır. Bununla birlikte psikoterapi dengeli, sağlıklı hissetmek ve anlamlı bir yaşam sürmek maksadı ile de başvurulan bir yoldur.

– Psikoterapiye ne zaman gidilir?

Günlük yaşam zorlukları, tıbbi hastalıklar, sevilen bir yakının kaybı, psikiyatrik rahatsızlıklar, travma gibi problemlere yardımcı olmak için psikoterapi kullanılır. Kişinin genel hayatını eskisi gibi işlevsel olarak sürdürmesine engel olabilecek herhangi bir durum psikoterapiye başvurmak için geçerli bir neden. Her etnik gruptan, birçok farklı sosyo-ekonomik kesimden, farklı yaşlardaki kadınları ve erkekleri etkiler. Bu rahatsızlıklar kişinin düşünme yetisini, duygularını, davranışlarını ve problem çözme yetisini bozabilir. Bireyin okulda veya işteki günlük yaşamını etkileyebilir, ailesiyle veya arkadaşlarıyla olan ilişkilerini ciddi boyutlarda bozabilir. Kişi, her zamankinden farklı hissettiğinde psikologla veya psikiyatrla görüşebilir.

– Sorun yaşayan herkes için psikoterapi gerekli midir?

Kriter, kişinin stresin üstesinden gelip gelemediği. Yaşanılan zorlukları mutlaka kendi başına çözmesi gerektiğine inanmak kişiyi psikoterapiye başvurmaktan alıkoyabilir. Hayat kalitesinde bozulma, ilişkilerde zedelenme, iş performansında kötüleşme başlayabilir. Kişi yaşadığı ızdırabla başa çıkabilmek için madde ve alkol kullanımına yönelebilir. Hatta problemlerin devam etmesiyle kişi kötüye uyum yapar, kayıplarının farkına bile varmadan kötüleşen hayat tarzına alışabilir.

– Kişiyi profesyonel destek almaktan alıkoyan hangi durumlar ön plana çıkıyor?

Profesyonel destek almanın önündeki diğer önemli bir etken damgalanma korkusu. Bu korkunun etkisinde uzmana başvurduğu için toplum tarafından garipseneceğini düşünür. Psikoterapi veya ilaç tedavisine başlasalar bile önerilen tedaviyi uygulamaktan kaçınır. Bu da çok iyi sonuç alınabilecek sorunların zamanla kronikleşip daha ağır hale gelmesine sebep olur.

BOZULAN EVLİLİKLER, KAYBEDİLEN İŞLER İNTİHARA SÜRÜKLEYEBİLİR

Genellikle kronik problemler duygusal rahatsızlıklara yol açar. Bir yandan gerçek yaşam problemleri, diğer yandan buna eşlik eden psikolojik rahatsızlıklar insanın kendi durumunu doğru değerlendirmesini bozabilir. Seyrek olarak bazı durumlarda telafisi mümkün olmayan ağır sonuçlar karşımıza çıkabilir. Bozulan evlilikler, kaybedilen işler ve tedavi edilmemiş ilerleyen depresyonlarda yükselen intihar riski profesyonel destek almanın ne kadar önemli olduğuna bir başka işarettir.

– Psikoterapide ne önemlidir?

Terapinin hedeflerini ve ne sıklıkta ne kadar görüşüleceğini hasta ve terapist birlikte planlar. Çoğu seans haftada 1 kez yapılır ve 45-50 dakika sürer. Psikoterapi acil durumlara yönelik kısa dönemli olabileceği gibi daha karmaşık, çoktandır devam eden sorunlara dönük uzun dönemli de planlanabilir. Bireysel, aile, çift ve grup terapileri şeklinde gerçekleştirilebilir. Gizlilik (Mahremiyet) ilkesi, hasta müsaadesi olmadan hastanın durumunu, anlattıklarını başka şahıslarla paylaşmamak psikoterapinin en temel ilkesi. Terapi ilişkisi özgün, içten ve profesyonel bir ilişki olarak planlanır. Terapi ilişkisinin bu niteliklerini bozacak sosyalleşmeler, samimi ve fiziksel yakınlıklar, çıkar ilişkileri psikoterapinin temel değerleriyle uyuşmaz.

– İlaç mı psikoterapi mi?

İnsanların zihninde ilaçla mı psikoterapiyle mi iyileşecekleri konusunda bir karmaşa olabilir. Birçok psikolojik rahatsızlığın tedavisinde ilaç tedavisi ve psikoterapinin birleşimi tek başına kullanılmalarından çok daha iyi sonuç verir. Bu, hasta ve terapistin alacağı ortak bir karardır.

– Kaç çeşit psikoterapi var?

Psikiyatristler, klinik psikologlar ve diğer ruh sağlığı çalışanları birçok farklı terapi çeşidi kullanabilir. Hangi terapi modelinin kullanılacağı hastanın rahatsızlığına, öznel durumuna ve tercihine göre belirlenir. En sık kullanılan terapi çeşitleri Bilişsel-Davranışçı Terapi, Psikodinamik Psikoterapi, Gestalt Terapisi, Psikanaliz şeklinde sıralanabilir.

– Psikoterapinin Koçluktan Farkı Nedir?

Bir meslek olarak koçluk ile geleneksel psikoterapinin en belirgin ve basitleştirilmiş farkı başvuru nedenleridir. Bir grupta iyileşmek isteyenler diğer grupta ilerlemek isteyenler bulunur. En iyi koçluk desteğini psikopatoloji ve insanla görüşme sanatını bilen, bu konuda uzun ve tanımlanmış eğitimlerden geçen bir psikoterapist sağlayabilir.

– Psikiyatristi klinik psikologdan ayıran özellikler neler?

Psikiyatristler, klinik psikologlar, psikologlar, sosyal hizmet çalışanları psikoterapi alanında uzmanlaşabilirler. Ancak psikiyatrik hastalıkların tanısının konması ve ilaç tedavisi uygulama yetkisi  psikiyatristlerindir. Psikiyatristler birçok farklı duygusal ve davranışsal problemlerin teşhis ve tedavisinde uzmanlık eğitimi alan tıp doktorlarıdır. Klinik psikologlar psikoloji lisans eğitiminin üzerine klinik psikoloji alanında yüksek lisans eğitimi almış duygusal ve davranışsal problemler ile çalışan kişilerdir. Çoğunlukla psikiyatr ve psikolog işbirliği içerisinde birlikte çalışır.Kişinin çalışmak istediği uzmanı seçmesi de önemlidir. Aile hekimlerinden, yerel psikiyatrik kliniklerden, tıp fakültelerinden ve toplum sağlık merkezlerinden bu konuda yardım alınabilir.

Yorum Yaz:

*

Girdiğiniz email adresi yayınlanmayacaktır.

logo-footer